23 Mart 2016 Çarşamba

ALTI ÇİZİLENLER #1


Herkese yeni bir seriyle merhabaa :)
 Hayatta yapmadan duramayacağın ne var diye sorsalar listenin başını okumak çeker herhalde . Okumayı ne kadar çok seviyorsam, not almayı, altını çizmeyi de bir o kadar çok seviyorum.Geri dönüp not aldıklarımı okumanın tadı hiçbir şeyde yok doğrusu :)
Gelelim altı çizilenler serisinin ilk kitabınaa;
Önyargılı davrandığım Tolstoy'un ''İnsan Ne İle Yaşar''romanına sanırım bir özür borçluyum.
Başladığım gibi bitirdiğim ve favori kitaplar listemin ilk sırasına oturan bir roman oldu kendileri :)


                       ''Anladım ki ; Allah insanların birbirinden ayrı ayrı değil , tek vücut halinde                                                                 yaşamalarını istediğinden , her birine kendi ihtiyaçlarını değil; hepsi                                                                                               için gerekli olan şeyleri ilham ediyor.
             
                         Anladım ki; insanlar kendilerini düşünerek yaşıyor gibi görünsede, gerçekte                                                               onları yaşatan tek şey SEVGİDİR.Kim severse Allah'a yaklaşır;                                                                                                   Allah da ona yaklaşır.Çünkü o sevgiyi yaratandır!''

                                                       Ben mesajı aldım , peki ya siz ?



**Okuduğunuz ve beğendiğiniz kitapları benimle paylaşırsanız çok sevinirim :)

19 Mart 2016 Cumartesi

''YENİ''


                                              Artık hayatımda yenilere yer verme vaktii :)
  ''Yeni'' kelimesinden korkarken hayatıma girmesini de bir o kadar çok istediğim dönemdeyim.
        Yeni hedefler koyuyorum bu yıl kendime ;
         *Gezilmesi gereken ''yeni'' yerler
         *Okunması gereken ''yeni'' kitaplar
         *İzlenmesi gereken ''yeni'' diziler,filmler
         *Yemek istediğim ''yeni'' tatlar
         *Tanışmak istediğim ''yeni'' insanlar
         *Ve tüm bunları bloğumda paylaşmak istediğim ''yeni'' yazılar olsun
   Peki sizin bu yılki hedefleriniz ''yenileriniz'' neler ?
   2016 bizim için yeniliklere açık olduğumuz bir yıl olsun.
   Bu yılın en yeni en güzel hayallerinin gerçekleşmesi dileğiyle...

6 Şubat 2016 Cumartesi

MİM:KADIN OLMAK !


En sevdiğim yazılardır mimler hele de canım blogger arkadaşim Berikam mimlediyse eğer :) ona burdan bu kadar önemli bir konuda yazmamı istediği için çok teşekkür ediyorum. Ve bu yazımda bir değişiklik yapıp konuyu çok beğenen anneciğimle birlikte yazımıza devam ediyoruz :) 

 Kadın olmanın ne kadar zor olduğunun hissedildiği dönemlerdeyiz. Kimi zaman sözlü tacizlerde hissediyoruz, kimi zaman bakışlarda , bazen televizyonlarda yada en acısı bir yakınımızda. ''Kadın tek başına sokağa çıkamaz ! '' yada '' gecenin bir vakti o sokakta ne işi var? '' , '' zaten adamı istiyormuş bırakalım evlensin '' gibi çirkin tabirleri hemcinslerimizin bile kullandığı zamanlardayız. kadına taciz , tecavüz , aynı şekilde küçük kız çucuklarımıza (bu cümleyi kuramadan annemin gözleri doluyor devam etmiyorum ), küçük yaştaki kız çocuklarımızın evlendirilmesi bunlar sadece duyduklarımız aslında. Sessiz kalan, yokolan kaç tane meleğimiz var aramızda ??  
Bir çocuğa kız erkek olsun hiç farketmez tacizin %90 oranında en yakınlarından geldiğini biliyor muydunuz ? peki ya sırf ailesini korumak için sustuğunu ? Ne kadar acı ki böyleleri hala aramızda ..

Hastanede karşılaştığım bir bayandan bahsetmek istiyorum sizlere.genç bir bayan ve kafasında çok büyük bir kanama ile hastaneye gelmişti. Temizlik yaparken merdivenden düştüğünü söyledi , biraz sohbet edip ilgilenince üzerine gidince bize kocasının onu dövdüğünü ve merdivenden aşşağı attığını söyledi polisler gelince de ifadesini kendim düştüm diye çevirdi. Neden böyle bir şey yaptığını sorduğumuzda da '' başka çarem yok sokakta kalırım benim işim yok çekiyorum mecbur'' dedi. Demem o ki ilk başta çocuklarımızı bilgilendirmeli en önemlisi okutup meslek sahibi yapmayı ve onlara kendi ayakları üstünde nasıl sağlam durabileceklerini öğretmeliyiz.Unutmayın ki bir  bayan geleceğin annesidir. Ne kadar bilinçli olursa ardından gelecek nesil de bir o kadar bilinçli olur.
Bir kadın eline mesleğini alır ve ne kadar özgürleşirse bir o kadar ailesine sahip çıkar.
Kadın asla bir cinsel obje değildir! 

Dünya kadınlar gününde bir kadın dünyaya getirmiş olan annenin gözünden...


Diğer bloğuma da uğramayı unutma :)
http://yasaminsavascilari.blogspot.com.tr/




28 Ocak 2016 Perşembe

Yeni blog sayfam :)

Herkese merhaba :)
 Bu aralar yeni bir heyecan içindeyim  . Mesleğime ait bir blog uzun zamandır açmayı düşünüyordum fakat bir türlü cesaret edemiyordum.Bu tarz bir bloğun örneğine rastlamamak açıkçası beni çok korkutmuştu .Hem benim gibi sağlık okuyan arkadaşlara destek olmak hemde onlarla bir platform altında konuşabilmek aynı zamanda diğer tüm okuyacak olan insanlara ulaşabilmek için bu korkumu yendim ve bloğumu açtım :) Şimdi bu deli kız niye bunları yazıyor diyeceksiniz ? Ben burda o kadar temiz kalpli bloggerlar tanıdım ki; daha bir yorum atar atmaz bana destek olmaya gelen mi dersiniz ya da instagramdan bana ulaşan mı ya da yazımı okuyup güzel yorumlarını esirgemeyenler mi ( evet bu yazıyı okuyorsan sende o güzelliklerden birisin :) ) hepinize sonsuz kere teşekkür ediyorum. Ve yeni bloğumda da yine desteklerinizi hissedersem çok sevinicem .Bloğuma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz . Hayalinizde ne varsa arkasından koşun! Hepinizi koskocaman öpüyorum :)

2 Kasım 2015 Pazartesi

Yağmur sonrası

yağmur sonrası - sarah jio


Herkese merhaba :)
Bugün blog arkadaşım Naz'ın sevimli bloğuna konuk yazar olarak katıldım. Buraya tılayarak ziyaret edebilirsiniz :) 

Okumak için çok geç kaldığım bir yazarın kitabı ''Yağmur Sonrası''
''Hiçbir şey için geç değildir'' cümlesinin doğruluğunu unutamayacağım bir şekilde hatırlatan duygu dolu bir romandı benim için..
Gelelim kitabımızın, konusuna;
Birlikte büyüdüğü Gerard ile evlilik aşamasında, aynı zamanda hemşire olan Anne'nin hikâyesi bu. Anne, hayatının yolunda olduğunu ve gerçek aşkı ile evleneceğini sanırken yakın arkadaşı Kitty ile verdiği karar sonucu hayatı tamamen değişir. Her şeyi arkalarında bırakıp II. Dünya Savaşının ortasında sıkışıp kalmış Bora Bora adasına görev yapmaya giderler ve roman tam da burada başlar.

Anne'nin adada asker olan Westry ile yaşadığı aşkı, birlikte geçirdikleri Bungalov günlerini, savaşın zorluklarını ve bence en önemlisi bir savaşın insanların psikolojilerini ne yönde etkilediğini anlatıyor yazarımız.

Duygusal roman severlerin hoşlanabileceği türde bir kitap, gözlerim dolu dolu okudum. Spoiler vermemek için uğraşıyorum ama hele o birbirlerine bıraktıkları mektupları; başka başka yerlere götürdü beni :) Alınası romanları var Sarah Jio'nun, Yağmur Sonrası favorilerimden oldu bile!

yağmur sonrası alıntı
Kitabı okuduktan sonra üzerinde düşünülmesi gereken bir soru takıldı aklıma;
''Yaşadığımız hayatın bize verdiği rolü mü oynuyoruz? Yoksa gerçekten yaşıyor muyuz?''