14 Şubat 2019 Perşembe

BUGÜNE #4


Dün kardeşimle Stephen Kıng’in kitabından uyarlama “Mısery” filmini izliyorduk. Karlı dağ yolunda bir araba sahnesinde denk geldim bu şarkıya.Aşık oldum! Bugüne Jr. Walker ve All Stars ‘tan Shotgun bırakıyorum. 60’ların içimizi ısıtan bu şarkısının içine güzel hayallerimi sığdırdım , siz de dinlerken benim yerime dans edersiniz belki ! 💃🏼🕺🏼

14 SUBAT DILEGI




 “Çin mitolojisinde kaderin kırmızı ipi adında bir inanış varmış.
İnanışa göre; 
Tanrı her insanın ayak bileğine kırmızı bir ip takar ve kaderleri birleşecek insanları bu ipler sayesinde birbirine bağlarmış.
 O ip esner, kördüğüm olur,
fakat asla kopmazmış..”

Bilirsin her okuduğum kitabın dünyasına girmeyi, 
onlara inanmayı çok severim.
Bu sefer beni kelimelerden önce inandırdığın ve her şeyim olduğun için teşekkür ederim.


      Yıllar önce günlüğüme şöyle bir şey karalamıştım ; 
“Ne zaman dokunsan tenime sekiz çiziyor evren...”
Bir ömür o sekizde yaşamak dileğiyle sevdiğim..
Seni seviyorum!

10 Şubat 2019 Pazar

Coraline








Filmini bıkmadan iki üç defa seyretmiştim fakat bir kitaptan uyarlama olduğunu açıkçası hiç düşünmemiştim.Öğrenince ikinci el bir siteden edinip hemen okumaya başladım. Kısaca konusundan bahsetmem gerekirse Coraline ismindeki kızımız ailesiyle yeni bir eve taşınır. Anne ve babası (günümüzdeki ailelerin bir kısmının sorunlardan biri olan) işlerinden dolayı o kadar meşgullerdir ki Coraline ile ilgilenmezler. Bunun üzerine Coraline evi keşfe çıkar ve bir kapı bulur. Biz de buradan geçtikten sonraki yaşadıklarını okuyoruz. Özellikle Coraline’ın ikinci annesinin o düğme olan gözleri ve kitabın kurgusu beni inanılmaz etkiledi. Okurken Coraline’ın ailesini kurtarmaya gitmeden önce kurduğu bir cümlesinin altını çizmiştim, sizlerle paylaşmak istiyorum; 

“Korkuyorsan ve yine de yapmaktan korktuğun şeyi yapıyorsan,
işte bu cesurcadır.”

 Film mi kitap mı ? “ karşılaştırmasını bu seferlik yapamıyorum. Çünkü ikisinin de verdiği tat apayrıydı. Örneğin filmdeki Coraline karakterinin o mavi saçlarına ve sarı yağmurluğuna hayran kaldım! 
Ayrıca yazarla ilk tanışma kitabım Coraline sayesinde oldu. İyi ki de oldu. Kısacık bir “çocuk” kitabı olmasına rağmen verdiği mesajlardan ve Coraline’ ın o cesur yüreğinden etkilenmemek elde değil. 
Şuanda kitabın malesef ki satışı yok fakat eski kitapçılarda denk gelirseniz mutlaka alıp okumanızı tavsiye ederim. 1000kitap hesabımdaki yorumuma da buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ve eğer bu şekilde okuduğunuz ve beğendiniz çocuk kitapları varsa yorum kısmında benimle paylaşırsanız çok sevinirim. 
Mutlu pazarlar 🌸

8 Şubat 2019 Cuma

ANLIK #3


Bu yazım yüklenirken belki de trenden inmiş olacağım. 
Anlık bir gif paylaşmak istedim sizlerle. İzmir-Konya mavi trenindeyim. 
İtiraf etmeliyim ki ilk defa trene bindim ve keşke daha önce yolculuk yapsaymışım. Tek kelimeyle “mükemmel” 
Huzurluyum , çokça da heyecanlı. 
Detaylı bir yolculuk yazısından önce güzel dileklerinizi almaya geldim.. 
Hepimiz için güzel bir gün olsun ❤️
Günaydın 🌤

11 Ocak 2019 Cuma

ANILARLA GOKCEADA!


Gökçeada ! Emre sayesinde ilk adımımı attığım ve hastane stajımı acil servisinde yaptığımdan beri hayallerime karışmayı başaran tek yer. Tabi ada denince insanın aklına denize kıyısı olan evler ve minik bir kara parçası geliyor. En azından görmeden önce benim gözümde canlananlar böyleydi. Fakat bu konuda Gökçeada sizi tamamen yanıltıyor. Gemiden indiğim ilk zamanı hatırlıyorum da ''ee evler nerde ki?'' diye sormuştum.Ve merkeze gidebilmem için bir araca daha binmem gerektiğini öğrenmiştim.


Bu defa aralık sonu gittiğim için ve bir de üzerine eklenen açık deniz faktörü nedeniyle hava inanılmaz soğuktu. Bu sebeple çok yerini gezemedik. 
Uğradığımız ilk yer Kaleköy limanı oldu.Burası yerleşimin deniz ile buluştuğu tek yer. Özellikle yaz geceleri çok hareketli ve eğlenceli. 




















Ve bir de feneri var tabi. Güzelliğinin yanı sıra bizim için anlamı çok büyük. Bu sebeple albümüme iki farklı açısını sığdırdım :) Yukarıdaki iki fotoğrafa bakınca güneşin bulutların ardından çıkışını hala hissedebiliyorum. Evet! Güneş yüzünü gösteriyor artık hayatımıza!


Fenerin altına;
''Bir ada, iki insan bir çok anı '' yazılmış
Ne muazzam şey anı biriktirebilmek!

Dönüş yolunda balıkçı barınaklarından geçtik ve kadrajıma şu kare takıldı;


Önüne bırakılan balıkları yiyemeyecek kadar tok bir kedi. 
Ah! diyorum keşke bütün kediler senin kadar şanslı olabilse.. 

Barınakların karşısında daha güzel bir manzara kucakladı bizi;



Dalgaların güneş ışığıyla olan dansı hareketli bir fotoğrafı hak ediyor bence. 
Bir de bu manzaraya karışan kahkahalarımız tabi;


İkinci durağımız Bademli! 
Köye varmadan yolda bizi İmbros adası karşıladı ve hemen fotoğrafa dahil oldum;


Bademli, küçük bir rum köyü aslında. Taştan evleri ve sokakları buz gibi havaya rağmen içinizi ısıtacak cinsten. Dolaşırken Ata Demirel'in yeni filminin çekildiği mekanlara da rastladık.Çoğu yer kış nedeniyle kapalı. Yazın kıpır kıpırken  fotoğraflarını çekip sizlerle paylaşmayı bir kenarıya not aldım ve son olarak tam bir ada hatırası olduğunu düşündüğüm Bademli köyünden birkaç fotoğrafı bırakıyorum buraya ;
















 Bu adanın sakinliğini , doğasını özlüyorum.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere..