30 Eylül 2018 Pazar

ANLIK


 Yağmur sesiyle uyandık bugün. Bu hisle uyanmayı öyle çok özlemişim ki!
Toprak kokuyor her yer,bana kalırsa huzur…
Dip dibe binaların arasından
 yakalayabildiğim en güzel manzarayı paylaşıyorum sizlerle.
 Garip bir şehir İzmir.
Anlık bir yazı paylaşmama fırsat vermeden güneş açtı.
Şimdi tekrar yağmur.
“Benim” diyen bir tarafı var..
Bu şehre ve yağmura aşığım!

29 Eylül 2018 Cumartesi

MIM: YILDIZ YAGMURU


Yazılarını okuduğum bloggerları tanımak hoşuma gidiyor hep.Bu yüzden kişisel olan  mim yazılarını okumayı daha  çok  seviyorum. İnternette rastladığım birkaç soruyu bırakıyorum buraya bende ve okuyan bütün blooger arkadaşlarımı mimliyorum. Yazılarınızı okumaktan keyif alacağım! 

🍩Mutlu musunuz? 
Çok mutluyum. 
Belki üzülmek için bir çok nedenim vardır ama “yetinmek” daha önemli. 
O yüzden mutluyum.
🍩Kim ya da ne olmak istiyorsunuz? 
Kendim olarak çok mutluyum.
Sadece mesleğimle ilgili bir hayalim var.
Gerçekleştiği gün sizinle paylaşacağım.
🍩Yaptığınız işi seviyor musunuz?
Paramediğim. Ve mesleğime aşığım. Ötesi yok!
🍩Kendi paranızla aldığınız ilk şey nedir? 
 Aldığım ilk maaşla dövme yaptırmıştım.
🍩En çok sevdiğiniz bir diziyi, bir filmi, bir kitabı ve bir müziği paylaşır mısınız?
Bir dizi “Orange is the new black ”
Bir kitap “Medyum (Stephen King)
Bir film “Get Out”
Bir müzik “Redbone”
🍩En son ne zaman harika  bir yemek yediniz?
Bir yemeği harika yapan şey bana göre kiminle yendiğidir. Bu yüzden en son yediğim  harika yemek bir ay önce öğrenci işi bir lokantada içtiğim bir çorbaydı.
🍩Şuanda yaşamınızda sizi en çok mutlu eden şey ve yapmaktan en keyif aldığınız şey nedir?
Şuanda hayatımda beni en mutlu eden şey sevilmek, çok sevilmek...
Yapmaktan en keyif aldığım şeyse buraya yazmak, bir akşam yürüyüşe çıkmak yada bir kitap okumak..
🍩Başardığınız en zor şey neydi?
Benim için en zoru kilo vermekti. 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere..

28 Eylül 2018 Cuma

BUGÜNE #2


İzmir’de yağmur sezonunu açtık! 
Yağmurda yürümenin ve tekrar işe çağrılmanın verdiği mutluluk var üzerimde! 
Bu defa bugün yorucuydu deyip hayıflanmayacağım.
 Bugüne güzel bir şarkı bırakıp derslere gömülüyorum!
Mutlu geceler...

26 Eylül 2018 Çarşamba

BUGÜNE


Bazı kitapları bir çırpıda bitiriverirsin bazılarını da başucuna koyar sindire sindire okursun ya hani;  Son zamanlarımın o başucu kitaplarından birisi 
“Artık Biliyorum”
Okudukça yazarın tüm pozitif enerjisinin bana geçtiğini hissedebiliyorum.
 Şu sıralar tam da ihtiyacım olan şey;
“Bir parça pozitif düşünce”
Yeni bir seri başlatmanın heyecanıyla kitabın en sevdiğim yazısını bırakıyorum bugüne;

“Cesaretinizin gerçek ölçütü, amacınıza ulaşıp ulaşmadığınız değil, kaç kere düşmüş olursanız olun tekrar ayağa kalkmaya karar verip vermediğinizdir. Tamam, kolay değil, ama artık kesinlikle biliyorum ki ayağa kalkıp en çılgın hayallerinizin peşinden gidebilme cesaretini göstermek, size hayatınızın en büyük ödülünü ve en harika macerasını verecektir. Ayrıca gerçekten çılgınca olan ne var ki? Şimdi, nerede olursanız olun, yeni bir başlangıçtan sadece bir seçim kadar uzaktasınız.”

Peki siz bugüne hangi yazıyı bırakmak isterdiniz?
Yorum kısmında benimle paylaşırsanız okumaktan keyif alacağım!



24 Eylül 2018 Pazartesi

3 GÜNDE -1.7 KILO!


Herkese merhaba! 
Bugün büyük bir heyecanla yazıyorum bu yazıyı.Bilen biliyordur belki ya da bilmeyenler için; ilk yazıma buradan ulaşabilirsiniz. 
Hayatımda yedi ay önce uzun soluklu bir yolculuğa çıktım. Başka bir deyimle “kilo verme süreci, sağlıklı beslenme,diyet...” Henüz hedef kiloma ulaşamadım ama bu yolculuğu blogumda paylaşmaya karar verdim. Bir gün dönüp okursam bu yazıları kendimle tekrar tekrar gurur duymak istiyorum 
ve belki benimle aynı yolculukta olan dostlar edinebilirim.
  Kim bilir ?





Diyetisyenimin kontrolünde üç günlük bir detoks sürecini bugün bitirmiş bulunuyorum. 
Peki bu üç gün boyunca ne yedim ?












İçerisinde mercimek,kabak,domates ve birkaç çeşit sebze daha olan işte bu çorbayı üç ana öğünümde 2 kepçe olarak içtim. 
Üç ara öğünde ise birer salatalık tükettim. 
Bana kalırsa sebzeli mercimek çorbasıydı.Bu nedenle “ooo çok enteresan bir detoks” oldu diyemem. Ama içerisindeki bulgur sayesinde açlık hissi yaratmadı hiç. 
Tabi tüm bunların yanında 4 lt su içmeyi ve günlük 40 dk yürüyüşlerimi aksatmadım.


Ve sonuç; giden 1.7 kilo! ☺️
Hedeflerimin arkasından koşmak beni daha mutlu bir insan yapıyor. 
Sizin için de öyle mi? 


20 Eylül 2018 Perşembe

BAZI SABAHLAR

Bazı sabahlar kendimi ödüllendirir gibi erkenden kalkıp soluğu sahilde alıyorum.Belki de nefes almak istediğimden.“Gerçek nefes” dedikleri bir avuç suda bana göre.Ya da  bir kitabın sayfalarında, bir parça yazıda...O saatte kalkılır mı hiç demeyin. Kendiniz için bir şeyler yapmaya başladınız mı saatin yedi,altı,beş hiçbir öneminin olmadığını anlıyorsunuz. 

Bizim buralar Bostanlı sahil :) 

Yapmaktan en keyif aldığım şey iki satır bile olsa şu deniz manzarasına karşı kitap okumak. 
Ve geçen vapurları seyretmek. 

Dönüş yolunda bana eşlik eden manzarayı
 ve şu aralar takıntı haline getirdiğim şarkıyı bırakıyorum buraya !
Daha mutlu sabahlara ! 

17 Eylül 2018 Pazartesi

ADAK



Hediye edildikten sonra uzun bir süre kitaplığımda okunmayı bekleyen bir kitap oldu ''ADAK'' . Nedeni bana göre ''baş yapıtlar'' dışında Türk yazarlara pek şans vermemem. Daha doğrusu şans verip hep sonunda hüsran yaşamamdı. Son zamanlarda sadece yazılmak için yazılmış o kadar çok kitap var ki! İçlerinden güzellerine rastlamak gerçekten çok zor.
Gelelim Adak'a ! 
Kısaca konusundan bahsetmem gerekirse; Nehir Efser isminde bir öğretmenimiz adadaki bir okula sürgün ediliyor. Ve tabi bir de ikiye ayrılmış ada halkı var. Bizim gibi normal bir şekilde hayatlarına devam edenler bir de '' eski soy'' dedikleri adanın gerçek yerlileri. Nehir Efser'in bu eski soy tarafından adak olarak adanması ve bunun peşi sıra gelişen olaylardan oluşuyor roman. 
İlk başta ada yerlisi kelimesini duyunca benim aklımda kızıldereliler canlansa da, okumaya devam ettikçe kitabın bununla hiçbir alakası olmadığını anladım :) Büyük bir önyargıyla başladığım kitabı ilk defa bu kadar etkilenerek bitiriyorum. Özellikle eski soyun inançları ve kitabın kurgusu yorumlarken kelime bulmakta zorlanacağım kadar farklıydı. Hep adada yaşama hayali kuran biri olarak bana bile bir acaba ? dedirtti.Aklıma takılan tek nokta sonu oldu. Mutlu soncu olduğum için biraz daha mutlu bitmesini beklediğimden sanırım. Genel itibariyle bir çırpıda bitirdiğim enteresan ve bir o kadar güzel kitap oldu benim için Adak.En yakın zamanda Deniz Erbulak'ın diğer romanlarına da bir şans vermeyi düşünüyorum.

HADI KONSERE!


Huyumdur ; bir şarkıyı keşfederim. En az yüz kere üstüste dinlerim. Sonra bir daha yüzüne bakmak istemeyecek kadar çok sıkılırım.Sizde de öyle mi?Bu kadar çabuk sıkılan biriyken Oscar And The Wolf şarkılarını dinlemeyi hiç bırakamadım. Bazı şeylerin büyüsü olduğuna inanıyorum.Sanırım nedeni bu!Ve hazır İzmir'e geliyorken listemden en sevdiğim birkaç parçasını bırakıyorum sizlere!

You're mine için tık tık

Back to black için tık tık

Joaquim için tık tık

Princes için tık tık

Breathing için tık tık


15 Eylül 2018 Cumartesi

KESKELER


''Kelebeğin Hayat Sırları''
Defalarca okumaktan keyif aldığım en pozitif kitaplardan biri. Ve şu satırlarında öyle haklı ki!
Bazen kendimi geçmişle keşkeler arasında sıkışmış halde buluyorum.Keşke şunu yapmasaydım, keşke şu da olsaydı, böyle de olsaydı derken şuanı yaşamayı unutuyorum. Hani derler ya ''İnsan en çok kendine zarar verir.'' tam da öyle.Anın güzelliklerinden  farkında olmadan elimi ayağımı çekiyorum. Daha sonra onlarda kocaman bir keşke oluyor. Bu böyle, böyle...
Bu sabah yazımı paylaşacakken bir mail geldi. Sanki tam burası için gönderilmiş. Şöyle diyordu Biryudumkitap:

''Sil baştan yaşama şansım olsaydı eğer,
oturup saymazdım eski yanlışlarımı.
Kusursuz olmaya çalışmaz, rahat bırakırdım yüreğimi.
Farkında değilseniz hala, öğrenin artık:
Yaşam an'lardan oluşulur,sadece anlardan,
ŞİMDİ'yi yakalayın.''

Bu sabah kendime bir not!

11 Eylül 2018 Salı

TEKNE TURU,SIREN KAYALIKLARI


Son günlerde kendimi hep bir yerlere bir şeyler karalarken buluyorum. Hazır yazmayı bu  kadar çok istiyorken çıktığım küçük bir tekne turunun anılarını sizlerle paylaşmak istedim.Tekne turu denince aklıma hep son ses müzik ve insan kalabalığının olduğu kocaman bir tekne gelirdi. Bütün bu negatif düşüncelerimle tüm yol boyunca enerjimi düşürsem de teknemizi görünce hepsi birer birer silindi aklımdan. Hafta içinin verdiği sakinlikten mi yoksa teknemizin küçüklüğünden midir bilinmez bizden başka hiç kimse yoktu turda.






Rüzgar çok olduğu için sadece üç koy gezebilsek de kadrajıma Siren kayalıkları takıldı.Efsaneye göre Siren adındaki kuş vücutlu güzel kadınlar bu kayalıklarda şehvetli çığlıklar atarak denizcileri yollarından alıkoyarlarmış.Ne kadar efsane olsalar da şuanda bile fotoğrafları beni alıp başka yerlere götürüyor.







Denizin ve kayalıkların güzelliğine aşık olmamak elde mi ?



Tüm bunların yanı sıra eylül ayının sakinliği sinmişti sanki tüm kıyılara. Bu sakinliğin ve mavinin yanında yapılacak en keyifli şey bana göre bir bardak kahve ve güzel bir kitaptı.  









Anıların ve pozitif insanların güzelliğine inanıyorum.
Bol kahkahalı daha güzel günlere